7 maddede Gmail’i tarihe karıştıracak olan Inbox

Google, yarım milyardan fazla kullanıcıya ulaşan e-posta servisi Gmail’in yerini alması beklenen yeni servisi Inbox’ı tanıttı. Şu anda test aşamasında olan servisi deneyimledik ve sizin için listeledik.

 

1 – Bırak dağınık kalsın, ben düzenlerim…

daginik

Inbox’ta gelen e-postalarınız içeriklerine göre kategorilendirilerek size sunuluyor. Kullanıcının “Seyahat”, “Finans”, “Alışveriş”, “Güncellemeler”, “Sosyal”, “Forumlar” ve “Tanıtım” gibi başlıklarla kontrol edebildiği bu özellikle e-postalarınız size grup (Bundle) olarak gösteriliyor. Google’ın e-posta içerik taramasını ne kadar derin yaptığını gösteren bu özellikte, bankacılık işlemlerinizle ilgili postalar Finance, e-ticaret kanallarından verdiğiniz siparişler “Alışveriş”, otel rezervasyonu ve uçak biletleriniz doğrudan “Seyahat” grubunda kullanıcıya gösteliyor.

2 – Bugün Antalya’ya uçuyorsun, unutma…

ucus

Inbox uygulaması size doğum günleri, uçuş bilgileri gibi konularda hatırlatmalar yapabiliyor, uyarılar gönderebiliyor. Inbox ile hatırlatıcı eklemek için önce uygulamanın sağ alt tarafındaki kırmızı “oluştur” düğmesine, ardından da mavi “Hatırlatıcı” simgesine tıklamanız yeterli oluyor. Google’ın takvim fonksiyonunu daha basit ve kolay bir arayüzle sunan “Hatırlatıcı”, size “Şunu yapmayı unutma” diyor.

3 – Sen sadece yaz, ben numarasını da bulup ararım…

arama

E-posta hesabınızı sanal asistana çeviren Inbox, bir nevi henüz Türkiye’deki kullanıcıların  erişemediği Google Now fonksiyonu sunuyor. Hatırlatıcı çubuğuna “Mehmet’i ara” veya “A Bankasını ara” yazdığınızda, sanal asistanınız rehberinizden veya Google araması üzerinden o kişi veya kurumun telefon numarasını aynı ekranda doğrudan karşınıza getiriyor. “Ara” bastığınızda o kişi ile doğrudan görüntülü görüşmeye (hangout) başlayabiliyorsunuz.

4 – Gelen kutusundan bir yıldız kaydı, ‘Pin’ geldi…

falling star

Google’ın “Sizin için çalışan gelen kutusu” sloganıyla tanıttığı, görselliği, kullanım kolaylığı ve işlevselliğiyle öne çıkan Inbox’ta, Gmail’den alışık olduğumuz önemli/yıldızlı e-postalar, “Pin”li olarak karşımıza çıkıyor. Google’ın “Gelen kutusuna sabitle” adını verdiği bu özellik sayesinde bir e-postayı ‘Pin’leyerek, hatırlatıcı ekleyebiliyor ve bu postayla ilgili içeriğin daha sonrası için de takibini yapabiliyorsunuz. Yapılacaklar listesi ve görev yöneticisi fonksiyonunu e-posta deneyimiyle birleştiren “Pin” ile yönettiğiniz görevleri “Tamamlandı”  veya “Ertelendi” ile etiketleyip, “Tamamlananlar” veya “Ertelenenler” gruplandırmanız de mümkün.

5 – Davetiyesiz almam ama sen bir başkasın…

davet

iOS ve Android uygulamaları App Store ve Google Play’de kullanıma sunulan Inbox’ı Web üzerinden de deneyimlemek mümkün. Ancak şu anda beta olarak yayınlanan uygulamaya erişmek için hatırı sayılır kişilerden davetiye almanız şart. Davet için inbox@google.com adresine e-posta göndermeniz gerekiyor. Ancak beta yayınında olduğu için size ne zaman davet geleceği belirsiz. Biz üşenmedik, San Francisco’daki hatırı sayılır kişilerle irtibata geçip, daveti aldık ve Inbox’ı bizzat denedik.

6 – Adı iyi hoş da, davacıları kapıda

davacı

Google’ın yeni e-posta deneyimi Inbox, Web’te inbox.google.com sitesini üzerinden sunuluyor. Yeni servis için Google “Inbox” marka adını kullanıyor ama şimdilik… Çünkü inbox.com’un aslında 20 yıllık bir geçmişi var. Alan adı 1995 yılında ABD’li bir başka web posta servisi atarafından alınan ve halen aktif olarak kullanılan Inbox, Google’ı şimdiden mahkeme mahkeme geziderecek gibi duruyor. Üstelik bu şirket e-posta hizmetinin yanısıra, arama motoru, bulut depolama, fotoğraf albümü saklama, online takvim ve hatta Google News gibi Inbox News gibi servisleri de mevcut.

7 – Eyy internet cemaati, Gmail’i nasıl bilirdiniz?

rip

“Inbox, Gmail’in yerini mi alacak?” telaşı içindeyseniz, Google, “Endişelenmeyin, Gmail bir yere gitmiyor. Inbox, Gmail’in yanı sıra tasarlanmış ve geliştirilmiş yeni bir deneyim” cevabını veriyor. Ancak e-posta servisini baştan aşağı yenileyen Google’ın, kullanıcı geri dönüşlerine göre orta vadede Gmail’den vazgeçip, yola Inbox ile devam etmesi kuvvetle muhtemel. Bu yüzden şimdiden Gmail’iniz ile vedalaşsanız iyi edersiniz. Hatırlatalım, 2004’de beta olarak hayatımıza giren Gmail, 2007’de davetsiz olarak herkese açık hale gelmişti. Google’ın Inbox’ta da bu stratejiyi izlemesi durumunda en geç 2017’de Gmail tarih olabilir.

 

Google, 7 maddede incelediğimiz Inbox’ın temel özelliklerini, aşağıdaki Gif’te özetlemiş.  

bigtopblog_fullres

 

Inbox’ın tanıtım videosunu aşağıda bulabilirsiniz.

 

 

 


Yorumlar

yorum

1 comment

Bir Cevap Yazın