İzmir’den yola çıkan GelGit İstanbul ile büyüyecek

Türkiye araç çağırma pazarı son yılların en hızlı büyüyen alanlarından biri. Yerli ve yabancı oyuncu sayısı giderek artıyor. Uber ve Careem gibi yabancı rakiplerinin yanısıra Olev,  YOLO, BiTaksi ve İBB‘nin iTaksi‘si bu oyuncuların başında gelenler.  Mobil uygulama üzerinden akıllı ulaşım çözümlerinin en yenilerinden biri ise GelGit App.

2017 yılının başına Türk girişimciler tarafından kurulan ve ortakları arasında melek yatırımcıların da bulunduğu GelGit, bu yaz Çeşme ile faaliyetlerine başladı. Aynı zamanda Uber’in Türkiye operasyonun kurucu isimlerinden olan Gelgit’in CEO’su Austin Kim, pazarla ilgili hedeflerini paylaştı.

1- Kurucusu olduğunuz Uber’den farkınız ne?

GelGit olarak yüzde yüz bir Türk şirketiyiz, vergimizi Türkiye’de ödüyor ve tüm müşterilerimize yolculuk bitiminde e-fatura gönderiyoruz. Kullanıcı arayüzümüz tamamen Türk kullanıcılar düşünülerek özel olarak tasarlandı. Anında araç çağırmanın yanı sıra uygulama üzerinden ileri bir zaman için de araç rezervasyonu yapmak mümkün.

2- Nerelerde varsınız? Araç sayınız kaç?

Uygulamaya İzmir Çeşme’de başladık. Yaz dönemi sonrasında İzmir’deki faaliyetleri arttırarak, bu şehirde büyümeyi hedefliyoruz. İstanbul’da ise özellikle kurumsal kullanıcılara yönelik özel çalışmalarımız olacak. Sistemimize üye araç sayısı 100’ü geçti.

3- Yerli ve yabancı pek çok oyuncunun olduğu pazarda rekabet nasıl şekilleniyor?

Pazar halen doyum noktasına ulaşmadı, ciddi fırsatlar sunuyor. Dolayısıyla rakiplerimizle birlikte büyüyeceğiz. Dinamik ve  genç bir ekibiz. Uluslararası birikimle yerel deneyimleri birleştiriyoruz.

4- Bu pazarda ne gibi farklılıklar sunacaksınız?

Şu an için öncelikli pazarımızı İzmir olarak seçtik, İstanbul’da iş dünyasına özel bir ürünümüz olacak. Yerel ihtiyaç doğrultusunda özel ürünler çıkartmayı planlıyoruz. Ayrıca GelGit kullanıcıları bazı markalarla özel işbirlikleri yapıyoruz. Şu an için bir satınalma düşünmüyoruz.  Organik büyümeyi hedefliyoruz.  

5- Türkiye’de bu yıl hangi illerde olmayı planlıyorsunuz?

Dünyadaki başarılı örnekleri inceledik. Türkiye’deki ulaşım eko sistemini baştan analiz ettik ve ülkeye özel ürün haritamızı çizdik…. Şu an için İzmir’de ve iş dünyasına yönelik çözümler için İstanbul’da varız. Öncelikle bu bölgelerde büyüyüp, sonra Türkiye’ye yayılmayı planlıyoruz. Henüz yurtdışı planımız yok.

6- Türkiye araç çağırma pazarı, bu kadar çok oyuncuyu kaldırır mı?

Pazar çok bakir ve potansiyel mevcut. Oyuncu sayısı pazarın büyümesini olumlu etkileyecektir. Rekabet kaliteyi getirecek. Tüketici ihtiyaçlarını doğru karşılayanların ayakta kalacağı bir pazar olacağı görüşündeyim.

7- Türkiye operasyonunuza İzmir’den başlamanızda ne etkili oldu?

Diğer oyuncular gibi İstanbul’dan başlamak yerine daha bakir ve gelişmeye açık bir pazar olan İzmir ile başlamayı tercih ettik. İzmirlilerin pazarın ihtiyacı da olan teknolojik gelişmelere  ve yeniliklere açık olmaları, da bu kararı almamızda etkili oldu.

8- Paylaşım ekonomisinin Türkiye’deki geleceğini nedir?

Türkiye’de paylaşım ekonomisinin büyümesi kaçınılmaz. Akıllı telefon penetrasyonunun yüksek olması, genç nüfus bu büyümeyi destekleyen etkenler. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de paylaşım ekonomisinin hızla büyüyeceğini düşünüyorum. Sonuçta bu büyüme tüketicinin lehine olacak bir gelişme.

9- Türkiye’deki yasal mevzuatlar pazarı nasıl etkiliyor?

Bizim çözüm ortaklarımızın hepsi lisanslı ve taşımacılık belgesi olan kişiler.  Biz şoför ile yolcuyu buluşturan bir platformuz, dolayısıyla yasal mevzuata aykırı bir durum yok. Yerli bir şirketiz, vergimizi Türkiye’de ödüyoruz. Her yolculuk sonrası da müşterilerimiz e-posta ile e-faturalarını gönderiyoruz. Ancak yine de tüm sektörlerin olduğu gibi bizim sektörümüzün de bir takım yasal düzenlemelere ihtiyacı var. Bu konuda hizmet veren şirketler denetlenmeli ve kayıt dışı çalışanların önüne geçilmeli.

10- Türkiye’de hangi girişimlerde aktif rol aldınız?

1991’den beri Türkiye’deyim. İş hayatıma finans sektöründe başladım ve çeşitli yabancı yatırım fonlarında çalıştım. Görevim Türkiye’de büyüme potansiyeli olan şirketleri araştırarak,  yatırıma  yönlendirmekti. TPG Capital’de çalıştığım sırada şirketin 2013’te yatırım yaptığı Uber çok ilgimi çekti. 2014’te de Türkiye pazarına girmek istediklerini öğrendiğimde, fırsatı kaçırmadım ve Uber’le iletişime geçerek Türkiye operasyonunun kurulmasında aktif olarak yer aldım. Uber Türkiye’de çok güzel işler yaptık. Bu süreçte Türkiye’deki startup’larla daha yakından tanışma fırsatı yakaladım. 1.5 yıl önce Uber’den ayrıldım. Bir yıldır da GelGit üzerinde çalışıyorum.


Yorumlar

yorum

Bir Cevap Yazın