Facebook’dan 3 ayaklı terörle mücadele programı

Son dönemde yaşanan terör saldırılarının ardından terörizmle online mücadelede Facebook ve Twitter başta olmak üzere teknoloji şirketlerinin rolünü sorgulamaya başladı. Bu kapsamda ilgili şirketler de birer birer neler yaptıklarını kamuoyuyla paylaşıyor. Peki Facebook terör ile nasıl mücadele ediyor?

Sosyal ağ, Facebook Küresel Politika Yönetimi Direktörü Monika Bickert ve Facebook Terörle Mücadele Politikaları Müdürü Brian Fishman‘ın birlikte kaleme aldığı Terörizmle Nasıl Mücadele Ediyoruz?” yazısı ile Facebook terör ile mücadelede kullandığı 3 temel yöntemin ayrıntılarını paylaştı.

Facebook’un yazısında, “Bizim bu konudaki duruşumuz oldukça net: Facebook’ta terörizme kesinlikle yer yok. Terörü destekleyen paylaşımlardan haberdar olduğumuz anda bunları kaldırıyoruz… Her ne kadar akademik araştırmalar DAEŞ ve El-Kaide gibi grup üyelerinin radikalleşme sürecinin öncelikli olarak çevrimdışı dünyada gerçekleştiğini ortaya koysa da Facebook’un herhangi bir terör ve benzeri faaliyet için kullanılmasını kesinlikle istemiyoruz” denildi.

Facebook’un kendi dilinden, terör ile mücadele yöntemleri şöyle: 

1- ‘Yapay Zeka’yı nasıl kullanıyor?

Teröre karşı yapay zekayı kullanmamız henüz yeni olsa da, bu teknoloji şimdiden potansiyel terör propagandalarını ve hesapları Facebook’tan uzak tutma konusundaki yöntemlerimizi değiştirmeye başladı bile. Şu anda en yeni teknolojilerimiz DAEŞ, El-Kaide ve bunların üyeleri ile ilgili terör içerikleriyle mücadeleye odaklanmış durumda ve zaman içinde bunu diğer terör örgütlerini kapsayacak şekilde genişletmeyi umuyoruz.  En yeni faaliyetlerimizden birkaçı ise şunlar:

Görüntü Eşleştirme:

Biri terör içerikli bir fotoğraf veya videoyu yüklemeye çalıştığında, sistemlerimiz bu görüntünün daha önce bilinen bir terör fotoğrafı veya videosu ile eşleşip eşleşmediğini kontrol ediyor. Bu, örneğin eğer daha önce DAEŞ’ten bir propaganda videosunu kaldırdıysak, farklı hesapların aynı videoyu sitemize yüklemesini engelleyebileceğimiz anlamına geliyor. Bu da Facebook’a yüklenmek üzere hazırlanan terör videolarının hiçbir zaman platforma erişememesi demek oluyor.

Dil Tanıma:

Yakın zamanda yapay zeka kullanarak teröre özendiren metinleri anlamak için testler yapmaya başladık. Şu anda DAEŞ ve El-Kaide gibi terör gruplarını övdüğü veya desteklediği için kaldırdığımız metinleri analiz etmek için testler yapıyoruz. Böylece terör propagandası yapma potansiyeli olan içerikleri belirlemek için metne dayalı bazı göstergeler geliştirmeyi umuyoruz. Bu analizler, benzer paylaşımları saptamayı öğrenmenin henüz erken aşamasında olan bir algoritmayla inceleniyor. 

Terör Topluluklarını Kaldırma:

Teröristlerle ilgili yapılan çalışmalardan, bu kişilerin gruplar halinde radikalleşmeye ve aksiyon almaya meyilli olduklarını biliyoruz. Bu çevrimdışı eğilim, çevrimiçi ortam için de geçerli. Terörü destekleyen Sayfalar, gruplar, paylaşımlar ya da profiller belirlediğimizde – yine algoritmalar yardımıyla – bunları kullanarak terörü destekleyen benzer içerikleri belirlemeye çalışıyoruz. Bir hesap daha önce terörizm yüzünden kapatılmış çok sayıda hesapla arkadaş mı ya da kapatılan bir hesapla benzer özellikler taşıyor mu gibi uyarı işaretleri kullanıyoruz.

Tekrarlama:

Mükerrer suçlular tarafından açılan yeni sahte hesapları saptama konusunda da oldukça hızlandık. Bu sayede terörden sabıkalı hesapların Facebook’ta bulunma sürelerini ciddi ölçüde azaltabiliyoruz. Ancak bu iş hiçbir zaman bitmiyor; çünkü ortada bir mücadele var ve teröristler de kendi yöntemlerini sürekli geliştiriyorlar. Sistemlerimizi alt etmeye çalışan terör aktörlerini saptamak için sürekli olarak yeni yollar geliştiriyor ve yöntemlerimizi de buna göre güncelliyoruz.

Platformlar Arası İşbirliği

Teröristlerin Facebook uygulama ailesinin hiçbirinde bulunmasını istemediğimiz için, WhatsApp ve Instagram da dâhil olmak üzere tüm platformlarımızdaki terörist hesaplarla ilgili aksiyon almamızı sağlayacak sistemler üzerinde çalışmaya başladık. Verdiği hizmetin bir parçası olarak sınırlı veri toplayan bazı uygulamalarımız nedeniyle tüm uygulama ailemiz arasında veri paylaşımı yapabilme kabiliyeti, tüm platformlarımızı güvende tutma mücadelemizin ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor.

2- İnsan faktörü ne zaman devreye giriyor?

Yapay zeka, her şeyi yakalayamaz. Neyin terörü desteklediğini veya desteklemediğini anlamak her zaman kolay değil ve algoritmalar da bu tarz içerikleri anlamada henüz insanlar kadar gelişmiş değiller. DAEŞ bayrağı sallayan silahlı bir adam resmi propaganda veya üye kazanma amaçlı oluşturulan bir içerik de olabilir, bir haberde kullanılan görsel de. Daha incelikli vakaları anlamak için insan uzmanlığına ihtiyacımız var.

Şikayetler ve İncelemeler:

Topluluğumuz, yani Facebook’u oluşturan insanlar, küçük bir kısmı terörle ilgili olabilecek içerikler olmak üzere politikalarımızı ihlal eden hesapları veya içerikleri şikayet ederek bize yardımcı oluyorlar. Önümüzdeki yıl 3 bin kişinin daha eklenerek büyüyeceği dünya çapında faaliyet gösteren Topluluk Operasyonları ekibimiz, bu şikayetleri incelemek ve durumu anlamak için 24 saat boyunca, düzinelerce farklı dilde çalışıyorlar. Bu çok zorlu bir iş olabiliyor ve biz de bu kişileri danışmanlık hizmetleri ve dayanıklılık eğitimleri ile destekliyoruz.

Terör ve Güvenlik Uzmanları:

Geçen yıl terörle mücadele uzmanları ekibimizi ciddi ölçüde genişlettik. Facebook’ta 150’den fazla kişi sadece veya öncelikli olarak terörle mücadeleden sorumlu olarak çalışıyor. Bu ekip, terörle mücadele uzmanı akademisyenler, eski savcılar, eski emniyet teşkilatı yetkilileri ve analistleri ve mühendislerden oluşuyor. Sadece bu uzmanlaşmış ekipte bile neredeyse 30 ayrı dil konuşuluyor.

Gerçek Dünya ile İlgili Tehditler:

Terör barındıran içerikleri belirlemek ve kaldırmak için gittikçe daha fazla yapay zeka teknolojileri kullanıyoruz; fakat bilgisayarlar emniyet birimlerine haber vermeyi gerektirecek muhtemel tehditleri belirlemek konusunda çok iyi değiller. Emniyet güçlerinden gelen talepleri dakikalar içerisinde cevaplayan bir küresel ekibimiz de bulunuyor.

3- Devlet ve rakiplerle nasıl iş birliği yapıyor?

Terörizmi sadece Facebook’tan uzak tutmak için çalışmak yeterli değil; çünkü teröristler bir platformdan öbürüne geçebiliyor. Bu yüzden diğer şirkeler, sivil toplum, araştırmacılar, devletler gibi kurumlarla işbirliği yapmak hayati önem taşıyor.

Sektör İşbirliği:

Çevrimiçi ortamda terör içeriklerini daha hızlı saptamak ve yayılmasını yavaşlatmak için altı ay önce Microsoft, Twitter ve YouTube ile bir araya geldik ve terörist gruplar tarafından ya da onları destekleyici biçimde hazırlanan içerikler için fotoğraf ve videoların özgün dijital parmak izlerini (“hashes”) barındıran ortak bir veri tabanı oluşturduk. Bu işbirliği şimdiden meyvelerini vermeye başladı ve gelecekte daha fazla paydaşı bu amaca dâhil etmeyi umuyoruz. İş ortaklarımıza Facebook’u güvende tutmaya yardım ettikleri için minnettarız.

Devletler:

Devletler ve devletlerarası aktörler, şirketlerin bağımsız olarak geliştirmeleri imkânsız olan uzmanlığı bir araya getirme ve temin etme konusunda merkezi bir rol oynuyorlar. Farklı ülkelerdeki aktörlerle yaptığımız bilgilendirme toplantılarından DAEŞ ve El-Kaide propaganda yöntemleri ile ilgili pek çok şey öğrendik. Aynı zamanda Avrupa Birliği İnternet Forumu, DAEŞ’la Mücadele Küresel Koalisyonu ve Birleşik Krallık İçişleri Bakanlığı gibi kurumların sektör işbirliğini desteklemek üzere yaptıkları faaliyetlere katıldık.

Şifreleme (Encryption):

Teröristlerin bazen iletişim kurmak için şifreli mesajlaşma kullandıklarını biliyoruz. Şifreleme teknolojisinin çevrimiçi bankacılıktan fotoğraflarınızı güvende tutmaya kadar pek çok meşru kullanım alanı var. Bu, aynı zamanda gazeteciler, STK çalışanları, insan hakları konusunda mücadele edenler ve mesajlarının güvende kalacağından emin olması gereken diğer kişiler için çok önemli. Uçtan uca şifrelemenin çalışma biçimi nedeniyle bireysel olarak şifrelenen mesajların içeriğini okuyamıyoruz; ama geçerli emniyet teşkilatı talepleri olduğunda elimizde olan bilgileri paylaşıyoruz.

Karşı Söylem Eğitimleri:

Çevrimiçi ortamda aşırı uç söylemlere karşı çıkmanın, onları sorgulamanın, gerçek dünyadaki aşırılıklara karşı verilen cevabın önemli bir kısmını oluşturduğuna inanıyoruz. Karşı söylem pek çok farklı formda olabiliyor; ama hepsinin temelinde insanları nefretle ve şiddetle dolu bir yaşamdan vazgeçirmeye ikna etmek yatıyor. Fakat karşı söylem, ancak güvenilir konuşmacılardan gelirse etkili oluyor. Bu yüzden, en çok önem verilen sesleri daha fazla duyurabilmek için işbirliği yapıyoruz.

İşbirliği Programları:

Stratejik Diyalog Enstitüsü (Institute for Strategic Dialogue) ile “Online Civil Courage” inisiyatifini başlattık. Proje ile Avrupa’daki 100’den fazla nefret ve aşırılık karşıtı organizasyonla temaslarda bulunduk. Affinis Labs ile birlikte Manila, Dhaka ve Jakarta gibi yerlerde, aşırılık ve nefretle mücadele için yenilikçi çözümlerin üretildiği ‘hackathon‘lar düzenledik. 


Yorumlar

yorum

Bir Cevap Yazın