Gezi Parkı’nın gündelik hayatımıza kattığı 7 teknoloji

2013 yılının 27 Mayıs’ında başlayan ve tam 2 yıl önce bugün (31 Mayıs) yurt çapına yayılan Gezi Parkı eylemleri, sadece Türkiye’nin yakın tarihinin en büyük toplumsal olayları arasına girmekle kalmadı. Sessiz sedasız teknoloji hayatımızda da derin izler bıraktı. Belki farketmemiz yılları aldı ama şu anda Türkiye’deki teknoloji kullanıcılarının onsuz yapamadığı birçok uygulama ve hizmetin fitilini de yine Gezi Parkı ateşledi. İşte Gezi Parkı’nın teknoloji hayatımızda değiştirdiği 7 şey…

 

1 – Şimdi TBMM’nin de kullandığı milyon dolarlık fikir doğdu

periscope-tbmm

Gezi Parkı protestolarına ulusal televizyon kanallarının ilgi göstermemesi, eyleme katılanları “mecburen” vatandaş gazeteciliğine soyundurdu. Elde ise sadece akıllı telefon, kötü internet ve sürekli çöken bir Ustream.tv vardı. İstanbul’da şahit olduğu eylemlerde bu ortamı gören İranı girişimci Kayvon Beykpour, insanların sadece akıllı telefonları üzerinden canlı yayın yapabileceği bir uygulama geliştirdi. 2015’in başında Twitter’a 100 milyon dolara satılan bu uygulama, önce iPhone ardından bu haftanın başından itibaren de Android kullanıcılarını kasıp kavuran Periscope’tan başkası değildi. Aradan 2 yıl geçti, Gezi Parkı’nda doğan Periscope’u artık Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bile canlı basın toplantıları için kullanıyor.

 

2 – Önce düşürdük, şimdi bakkala bile gönderiyoruz…

drone-genel

İnsansız hava araçları ‘Drone’ları bilen bilirdi. Ama bu cihazlardan sadece savunma sanayisinin değil, bireysel kullanıcıların da çok farklı amaçlar için faydalanabileceğine Türkiye’de yine 2 yıl önce Gezi Parkı’nda şahit olundu. Gerçi, Türkiye’de toplumsal olayların videosunun kaydedilmesi için ilk kez kullanılan bu Drone, kolluk güçleri tarafından imha edildi ama popüleritesi yıldan yıla arttı. Habercilerin ulaşamadıkları nokta ve açılardan, yeni nesil haberciliğin önemli bir aracı olmaya aday olan Drone’ların, yurdum insanı düğün videosu çekmekten, bakkala sigara almaya göndermeye kadar onlarca alanda kullanım örneklerini de sergiledi.

 

3 – Ok Glass… Gezi’de neler oluyor?

gezi-google-glassGiyilebilir teknolojide, “Saat mi? Bileklik mi?” tartışmaları yapılırken; Google, interneti gözümüze sokacak akıllı gözlüğü Google Glass’ı yine 2013’te duyurdu. Sesli komutlarla internete bağlanan, fotoğraf ve video çeken bu akıllı gözlük, deyim yerindeyse teknoloji dünyasının akılını başından aldı. Ama “Nereden alacağız bu gözlüğü?” derken, Google’ın sınırlı sayıdaki geliştiriciye 1500 dolara verdiği Google Glass’ı alıp, İstanbul’a gelen bir isim, dünyaya bu cihazın habercilikte nasıl kullanılabileceğinin de dersini verdi. Google Glass Explorer programına ilk kabul edilen gazetecilerden biri olan Tim Pool, Gezi Parkı eylemlerini Google Glass ile çekti. Elinde kamera taşımasına gerek kalmadığı için toma ve gaz bombalarından kaçmasının daha kolay olduğunu belirten Pool, Google Glass’a yüklediği çeviri uygulamasıyla da dil sorunu yaşamadı.

 

4 – Olmayaydı iyiydi ama VPN ve DNS artık çocuk oyuncağı…

vpn-dns

Gezi Parkı eylemleri sürecinde Taksim ve çevresi başta olmak üzere en büyük sıkıntılardan biri de hiç şüphesiz “internet”ti. Yoğun internet kullanımına baz istasyonlarının kapasitelerinin yetişememesi bir tarafa, erişim yasaklarının da eli kulağındaydı. İnternet neden yavaş? İnternet kesildi mi? Twitter’a erişim engellendi mi? soruları havada uçuşurken, “gizli internet” ve “güvenli Wi-Fi” arayan kullanıcıların imdadına Sanal Özel Ağ’lar (VPN) yetişti. 2 yıl öncesine kadar programcı veya mühendislerin aşina olduğu bu VPN’ler Türkiye’de o kadar yaygınlaştı ki, Hotspot Shield, ZenMate ve TunnelBear gibi VPN sağlayıcılarına rekor üstüne rekor kırdırdık. Türkiye’de VPN kullanma oranını yüzde 30 artırdık. “Olmasaydı iyiydi” diyebileceğimiz bu rekorların yanında edindiğimiz DNS değiştirme uzmanlığımız da cabası…

 

5 – WhatsApp’ın sesi, Snapchat’ın sedası bile yokken o vardı…

zello

Taksi şoförlerinin elinden düşürmediği standart cep telefonlarının ‘Bas-Konuş’ (Push to talk) özelliği, 2013 yılının sıcak aylarına kadar gündelik hayatımızda olsa olsa bebek telsizi ve çocuk oyuncağı olarak vardı. Ama Gezi Parkı eylemlerine katılanların alternatif iletişim yöntemi arayışı, bu “Walkie-Talkie”leri de ücretsiz akıllı telefon uygulaması olarak Google Play ve App Store’a soktu. İnternet üzerinden iletişim kurulan bu uygulamaların en popülerleri hiç şüphesiz Zello ve Voxer oldu. Biri California diğeri Texas’tan çıkan bu akıllı telsiz uygulamalarını Türkiye’den ne kadar kullanan kaldı bilinmez ama, 2013’te ne WhatsApp’ta sesli görüşme özelliği vardı ne de Snapchat’i Türkiye’de bilen!

 

6 – Çapulcu oyun oldu, Türkiye 140 karakteri sokağa taşıdı!

capulcu-oyun

Gezi Parkı eylemleri sırasında oyun geliştiriciler de boş durmadı. “Diren Gezi Parkı” ve “The Capulcu” Android cihazlar için Google Play uygulama mağazasında yerini aldı. Belirtmeden olmaz; Gezi Parkı eylemleri Türkiye’de Twitter’ın da yükselişini beraberinde getirdi. 2012 yılında 7.2 milyon, 2013 yılının ortasındaki Gezi Parkı eylemleri başlamadan birkaç ay önce 9.6 milyon olan Türkiye’deki Twitter kullanıcı sayısı, 2014 sonunda 11.5 milyona ulaştı. VPN kullanan kişilerin Türkiye dışından internete bağlandığı düşünüldüğünde, sözkonusu Gezi Parkı Eylemleri’nin de yer aldığı 2012-2014 yılları arasında Türkiye’deki Twitter kullanıcı sayısındaki artış 5 milyonu buldu.

 

7 –  Köprüler kuruldu, Facebook ve Twitter yumuşadı!

smiley-top

Gezi Parkı eylemleriyle ilgili neredeyse tüm bilgi paylaşımlarının sosyal ağlar üzerinden yapılması üzerine hareket geçen Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Twitter ve Facebook ile işbirliği arayışına girdi. Ancak, 2013 yılının Haziran ayında “Türk hükümetiyle kullanıcı bilgisi paylaşımında bulunmadıklarını” kesin bir dille ifade eden Facebook ve Twitter, ne olduysa oldu, zamanla yumuşadı. Tabi bu yumuşamayı, biraz da (!)  “Bu milleti Facebook’a yedirmeyiz. Twitter miviter hepsinin kökünü kazıyacağız” çıkışının ardından hükümet ile sosyal ağlar arasında kurulan “hızlı iletişim köprüsü” sağladı. Unutmadan, 2015 yılının mart ayı sonunda “Torba Kanun” ile yasalaşan ve erişim yasaklarını kolaylaştıran yeni internet düzenlemesi fikri de hükümetin aklına ilk Gezi Parkı eylemleri sürecinde gelmişti.


Yorumlar

yorum

Bir Cevap Yazın