Kredi kartınızı sanal hırsızlardan koruyacak 6 basit adım

Hacker’ların kredi kartları aşkı bitecek gibi değil. Bir taraftan bankalar milyar dolarları siber güvenliğe harcıyor ama yine de yüz milyonlarca müşterinin kart bilgisi, sanal dünyanın kara borsasından peynir ekmek gibi elden ele dolaşıyor. Ne alınan yeni önlemler sona erecek ne de çalınan müşteri bilgileri ama siz yine ‘Satın Al’ butonuna basmadan 6 temel ipucunu asla unutmayın.

1 – ‘Pek de pratik değil’ ama sanal kart kullanın

sanalkart

İnternet ve telefon üzerinden yapılan alışverişlerde özellikle “aşırı temkinli” kullanıcıların tercihi olan “Sanal Kart”, size sadece alışveriş yapmak istediğiniz tutarı dijital ortama aktarabileceğiniz bir metod. Limitini kendinizin belirleyebildiği bu yöntemde, her bir internet alışverişini yaptıktan sonra sanal kartınızı iptal ederek, hacker’lardan korunabilirsiniz. Üstelik sanal kart oluşturmak telefonla çağrı merkezini aramak dışında, bankanızın internet sitesi, mobil uygulaması veya SMS yolunu da kullanabilirsiniz.

2 – Siber hırsızlara 3 boyutlu kalkanınızı çekin

3D-secure

İnternetten alışveriş yaparken, elektronik ticaret işlemlerinin güvenliğinin artırılması amacıyla Visa ve MasterCard tarafından geliştirilen bir sistem olan 3D Secure sistemini kullanın. Sanal işyerlerinden alışveriş yaparken bu yöntemi seçmeniz işleminizi birkaç saniye uzatabilir ancak sisteme kayıtlı olan cep telefonu numaranıza gelen kodu girerek, daha güvenli bir alışveriş yapabilirsiniz.

3 – Kartınızın fotoğrafını WhatsApp’ten göndermeyin

whatsapp

Yakın arkadaşlarınızla veya aile bireylerinizle kart bilgilerini doğal olarak çok sık paylaşıyoruz. Hatta bu paylaşımda en çok tercih edilen yöntem, WhatsApp gibi anlık mesajlaşma ve Dropbox, iCloud, Google Drive,  gibi bulut bilişim uygulamaları. Bu uygulamalar üzerinden kredi kartımızın ön yüzünün fotoğrafını çekip, bir ikinci mesajımızda da arka yüzündeki 3 haneli CVV numarasını paylaşıyoruz. Ama ‘hacker’lar en çok sosyal paylaşım ortamlarında cirit atıyor.

4 – Dayınızın arkadaşlık teklifini kabul etmeyin

facebook friend request

Bankacılık ve GSM operatörleriyle olan işlemlerinizde başta olmak üzere Türkiye’de en yaygın güvenlik sorusu malum, “Anne kızlık soyadı”. Bu veri o kadar kritik ki çağrı merkezleriyle yaptığınız görüşmelerde bile müşteri temsilcisi size ‘sadece 2. veya 4. harfi’ gibi bir kısmını istiyor. Ancak Türkiye’de bir kişinin anne kızlık soyadını bilmek için o kişinin Facebook sayfasındaki, “Doğum günün kutlu olsun dayıcığım” yazması yeterli olabiliyor. Evlendikten sonra çift soyad kullanan kadınların çocukları ise tamamen savunmasız.

5 – ABD’deyken 444’lü numaraya hemen cevap verin

abdimza

Hep ABD bizden ileride olacak değil ya. Dünyanın en ileri teknolojisine sahip olan ABD’nin, kart güvenliği sözkonusu olduğunda Türkiye’den alacağı dersler var. Türkiye’de 1 Temmuz 2007 tarihinden bu yana hayatımızda olan kredi kartıyla yapılan alışverilerde Chip&Pin ile imza yerine şifre girme zorunluluğu uygulaması hala ABD’de yok (sadece imza atmak yeterli). Dolayısıyla ABD’de POS cihazlarından geçirilen her kredi kartı, ‘hacker’lara bir adım daha yakın. Bu yüzden eğer ABD’de bir alışveriş yaptıktan sonra bankanızın çağrı merkezinden aranırsanız, “Yurtdışındayım, çok yazıyor” diye düşünüp hemen reddetmeyin. Ay sonu ektrenizin gelmesini beklemeden bankanızdan harcamalarınızı kontrol edin.

6 – Cüzdanı evde bırakın ama ‘cep’te güvenilirliğe bakın

cuzdan

Artık hayatımız mobil olunca, akıllı telefonlarımız kredi kartlarımızı taşıdığımız cüzdanların da yerine geçti. Kartlarımızı çeşitli uygulamalara yükleyip, cep telefonlarımızla alışveriş yapabiliyoruz. Bu alanda Turkcell’in  Cüzdan denemesinin ardından BKM Express, 16 bankanın kartlarını tek uygulamada topladı. 2015’te ise Apple Pay hayatımıza girecek gibi.  Aman ne nazar değdirelim ne de ‘hacker’ların iştahı kabartalım ama bu başarılı örneklerin dışında birçok 3. parti uygulama var ama siz yine de kullanmadan önce bankanızın bu uygulamayı doğrudan destekleyip, desteklemediğini kontrol edin.

 

 


Yorumlar

yorum

Bir Cevap Yazın