Ocak ayında elektrik faturasına çarpılanlara 7 öneri

Necdet Çalışkan / ANALİZ

 

2015 Ocak ayı elektrik faturanız elinize geçtiğinde, “Yuhh, bu kadar elektrik faturası mı olur? Fabrika mı işletiyoruz kardeşim!” diyenlerdenseniz, bu yazımızı iyi okuyun deriz. Tükettiğiniz 40 günlük elektrik bedeline, cari açığı kapatmak için üstlendiğiniz zamlar, Enerji Fonu, TRT Payı, BTV, KDV… eklenince, bir önceki ay ortalama 100 TL ödeyen aboneler, Ocak ayında 200 TL’ye dayanan faturalarla yüzleşmek durumunda kaldı. Vergi oranları ve zamlara dokunamadığımız için size ufak ve işe yarar birkaç tasarruf tüyosu verelim dedik. İşte, “7 Maddede Elektrik Faturasını Düşürmenin Yolları”...

 

1 – Buzdolabı yerine poşet kullanın

ogrenci-evi

Ev içi elektrik tüketiminde en yüksek payı yüzde 30 ile buzdolabı alıyor. Kolay kolay vazgeçmek mümkün değil ama buzdolabının da alternatifi var, hele bir de soğuk kış aylarında. Öğrenciler bu yöntemi çok iyi bilir. Bozulacak yiyecekleri, bir poşete sarıp, odanızın penceresinden sarkıtarak, en çok elektrik yakan cihazın sizi ‘çarpmasından’ kurtulabilirsiniz. Bu işe yarar yöntem  size biraz ilkel geliyorsa, buzdolabı seçerken, gardrop seçer gibi davranmayın, ihtiyacınıza uygun büyüklükte ve A enerji sınıfı bir buzdolabını tercih edin. Ha bir de buzdolabını, fırın veya kalorifer peteği yanına koymayın.

 

2 – Çıplak ampul ve avizeden vazgeçin

aksaray

Bir bildikleri olmalı ki, elektrik canavarı olarak bilinen çıplak (sarı) ampullerin, Avrupa Birliği’nde kullanımı son 4 yıldır yasak. Elin AB’lisi Watt’ına kanmıyor, evlerde aydınlatma için 75 ve 100 wattlık akkor ampul yerine, 15 wattlık tasarruflu led ampuller kullanıyor. Hem daha fazla aydınlanıyor, hem de yüzde 80 oranında daha az elektrik harcıyor. İlk alırken fiyatı 4-5 katı oranında pahalıya gelebilir ama sık sık patlayan sarı ampulleri değiştirme derdi hesaba katıldığında, tasarruflu ampulün tasarufu, hemen kendini gösteriyor. 6 saat yanan bir çıplak ampul ayda 10 TL’ye yakın elektrik yakarken, ‘led’lerde bu rakam 1 TL’ye kadar düşüyor. Sık sık girip çıkılan yerlerde ışıkların açık kalmasını önlemek için sensör lambaların kullanılması da diğer bir yöntem. Ha bir de unutmadan, vazgeçin artık modası çoktan eskimiş avizelerden.


3 – Akıllı sayaçla tarifenizi zaman ayarlı yapın

akilli-sayac

Elektrik sayaçlarına metal para koyulup, yapılan uyanıklıklar artık eskide kaldı. Herşeyde olduğu gibi elektrik sayaçları da akıllandı. Yasal olarak henüz zorunluluk yok ama akıllı sayaçlarla, tüketilen elektriğin hangi saatler boyunca ne kadar tüketildiği ölçülebiliyor. Tabi bu zamanlama, elektrik fiyatına da yansıyor. Standart sayaçlarda her saat için aynı olan elektrik tüketim bedeli, çok zamanlı tarifeyi seçen akıllı sayaçlar abonelerinde özellikle gece tüketilen elektrikte yarı yarıya düşüyor. Bu tasarruftan yararlanabilmeniz için akıllı sayaç taktırmanız yeterli değil, elektrik tedarikçinize gidip, çok zamanlı tarife seçimini de yapmanız şart.

 

4 – TV’niz daha büyük olsun ama az harcasın

buyuk-ekran-tv

Televizyon ekranları büyüdü. Evinize taşıdığınız sinema keyfi, elektrik faturasına da doğal olarak yansıdı. Toplam elektrik faturanızın en az yüzde 10’u tek başına bu keyiften gelir oldu. Hal böyle olunca Enerji Bakanı Taner Yıldız da AB ülkelerindeki örnekleri göstererek, büyük erkanlı televizyonlar için enerji kısıtlamasına gidilebileceğin sinyalini verdi. Bu yüzden artık televizyon  alırken, sadece “Daha büyük olsun” arayışınızdan vazgeçin, cihazınızın daha az enerji tüketen tüketici ürünlerinin uluslararası standardı olan Energy Star’daki durumuna bir göz atın.

 

5 – Fırında makarna keyfinize ara verin

fırın-makarna

Tamam, makarnasından, tavuğuna, balığından, sebzesine tadından yenmez tarifler, hep fırından geçiyor ama elektrikli fırınlar, tek başına evinizin enerji tüketiminin yüzde 10’unu yapıyor. Bu yüzden “Her gün kullanmıyorum ki!” demeyin. Ya da vazgeçemiyorsanız, büyük fırınlar yerine daha küçük fırınları tercih edin. Bir de, “Acaba olmuş mu?” diye 5 dakikada bir başına gidip, kapağını açmayın. Fırının kapağını her açtığınızda, ay sonunda ödeyeceğiniz elektrik faturasının yüzde 20’sinin boşa gittiğini unutmayın. Ön ısıtma sürenizin 10 dakikayı geçmemesine özen gösterin. Unutmadan, mikro dalga fırınlar, standart elektrikli fırınlara göre yarı yarıya elektrik harcıyor.

 

6 – Stand-by’dan çıkın, biraz bekleyin canım

stand-by

Evinize geldiğinizde ‘stand-by’ (bekleme modu) özelliği sayesinde tek tuşla hemen açabildiğiniz elektronik cihazlar, aslında sizin elektrik faturanızın ‘soteye yatmış’ düşmanları. “Stand-by’da ne kadar yakar ki?” diye düşünmeyin; televizyon, müzik çalar, DVD oynatıcı, uydu alıcısı, bilgisayar, internet modemi… vs toplayınca, ay sonunda “Neyi açık unuttum ki ben?” sorunuzun cevabı aslında tam da karşınızda duruyor. Kumandayla kapatılan ama aslında bekleme konumunda bırakılan bir elektronik alet, aylık olarak fazladan yaklaşık 1 kilovatsaatlik enerji tüketiyor. Bu da ortalama bir ev için aylık 3-4 TL’yi bulan ek bir masraf demek.

 

7 – Gece telefonunuzu şarjda unutmayın

patlayan-telefon

Hem, “Cep telefonumun şarjı hemen bitiyor” diyorsunuz, hem de “Bu nasıl elektrik faturası!” diye şikayet ediyorsanız, siz uyurken şarjda bıraktığınız cihazlara bir göz atın deriz. Sabah uyandığınızda şarjınızı yüzde 100’de görmek büyük bir mutluluk olabilir ama tam dolduktan sonra güç kaynağına takılı olan cihazların pil ömrü kısalıyor. Gereksiz yere fazladan elektrik tüketen bu durum, cep telefonunuzun elinizde patlamasına bile yol açabiliyor.

 

 


Yorumlar

yorum

Bir Cevap Yazın